Güncel Haber

Dow, Taklitlerine Karşı Logo Baskılı Levhaları Piyasaya Sundu
Dow Bina Çözümleri, sektörde bir ilk olan yeni uygulamasıyla, sektörün kanayan yarası merdiven altı üretim ve bundan doğan haksız rekabete 'dur' demeyi hedefliyor. CE beyanına sahip STYROFOAM mavi renkli ısı
Su Yalıtımında Kaliteyi Standartlar Belirleyecek
Türkiye’de su yalıtım uygulamalarında AB standartlarında ileri teknoloji ürünlerin üretimi ve kullanımının yaygınlaşması için standart ve yönetmeliklerin hazırlanması ve uygulanmasında öncü roller

Hurriyet Son Dakika



Yalıtım ve Korozyon PDF Yazdır e-Posta
Korozyonun Su Yalıtımı ile Önlenmesi ve Türkiye’nin Deprem Gerçeği

Turkiye ve Depremsellik
Turkiye’de vatandaşlarımızın %95’i deprem kuşağında yaşamaktadır. Deprem kuvvetlerine karşı sadece statik hesaplarla yapacağımız hesaplar yeterli değildir. O binanın yaşam
omru boyunca sanki ilk gun inşa edilmiş gibi her an gelecek olan deprem kuvvetlerine karşı binanın korunmuş olması gerekmektedir. Daha once Bizans ve Osmanlı donemlerinde bile
inşaat yapılmayan riskli alanlarda, ovalarda, nehir ve gol havzalarında, dolgu alanlarda inşaat yapılmaya başlanmıştır. 1970’li yıllara kadar deniz, gol ve nehir kenarlarında yerleşme
oranı %35 oranında iken bugun bu oran %80 civarına ulaşmıştır. Bu nufus artışı ile acıklanamayacak kadar vahimdir. Ulkemizde nufus artışının yanında yanlış ve kontrolsuz arazi
kullanımı ve plansızlık, hatalı ve denetimsiz inşaat yapım surecleri, yetersiz altyapı hizmetleriyle birlikte cevrenin bozulması sonucunda ozellikle buyuk kentlerimizdeki yapılar onemli
bir deprem riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Biz binaları inşa ederken korumayı ne şekilde gercekleştiriyoruz? Binalar inşa ediliyor ancak inşa edildikleri tarihi itibarıyle yapılarda korozyon
başlıyor. Betonarme binaların omru yaklaşık 40-60 yıl olarak hesaplanırsa, uzun yıllar oluşan korozyon goz ardı edilmemelidir.

Yalıtım ve Korozyon

Binayı depreme karşı guvenli bicimde koruma altına alan su ve ısı yalıtımı uygulamalarıdır.

Burada su yalıtımı-korozyon ilişkisi aktarılacaktır. Betonarme binadaki mevcut demir donatı, binada

oluşacak olan cekme kuvvetleri ve yanal kesme kuvvetlerini

karşılamaya calışmaktadır. Bu demir donatının koruma altına alınması gerekmektedir. Beton ilk dokulduğunde icindeki demir donatıyı etkin bir şekilde sararak paslanmaya karşı korur.

Donatıdaki pas payı yeterli bırakılmalıdır. Bununla beraber betonda zaman icinde titreşim, sarsıntı, mekanik yorgunluk, ic gerilmeler ve dış ortamdaki ceşitli nedenlerden dolayı once

mikroskobik sonra da daha buyuk gozenek ve catlaklar oluşur.Oluşan kılcal catlakların icine girecek olan su, demir ve havadaki oksijen birleştiği anda demir donatıyı korozyona uğratır

ve paslanmaya başlar. Paslanma demek hacimce genleşme oluşması ve catla.ın buyumesi anlamına gelir. iceri girecek su miktarı artmakta ve paslanma hızlanmaktadır.

Bu da demir capının kuculmesine neden olmaktadır. Bu da daha once yapılan yuk hesaplarına uyulmaması ve yukun karşılanamaması sonucunu

doğurur ki ne yazık ki sonucu, daha once karşılaştığımız acı sonuclar doğuran bircok depremlerde gorduk.

Marmara Bolgesi’nde 1999 yılında yaşadığımız iki buyuk depremin ardından buyuk kentlerimizden ozellikle de İstanbul’da binaların,

olası bir depreme karşı emniyetinin belirlenmesi amacıyla betonarme yapılarda yapılan incelemelerde; ozellikle bodrum ve zemin katlarındaki

taşıyıcı elemanlarında korozyon nedeni ile oluşan hasarlar gozlenmiştir. Deprem bolgelerinde betonu dış etkilere karşı korumak ve uzun omurlu kılmak icin gerek ısı gerekse su tehditlerinde gecirimsizliğini sağlamak gerekmektedir.

Suyun Yapı Elemanlarına Girişi

Demirin bulunduğu ortamdan su veya oksijen uzaklaştırıldığında paslanma durmaktadır. Bu noktada suyun betonarme ortamdan uzaklaştırılması gerekmektedir. Bunu gercekleştirmek

amacı ile suyun bir yapı elemanının icine nasıl girdiğini bilmek durumundayız. Su, bir yapı elemanının icerisine uc şekilde girmektedir:


1- Sızarak

Yağışlı havalarda ruzgarın basıncının etkisi ile catı veya cephe kaplamalarındaki aralıklardan ya da catlaklardan iceri yağmur suyu sızabilir. Bunlardan birincisi ozellikle toprak ustundeki

yuzeylerden ve de catılarda yuzeydeki catlaklardan iceriye su sızarak girebilir. Catı veya cephe uzerindeki catlaklardan, kırık kiremitlerden veya suzgec, baca dibi gibi alanlardan giren su

betondaki demir donatıya ulaşabilir. Banyo, mutfak gibi ıslak mekanlardan da betona su sızabilir.

2- Kapilarite Yolu ile

Beton, tuğla gibi yapı elemanları icerisindeki boşluklar kanalı ile topraktaki suyun emilmesi sonucu iceriye su sızabilir veya nem oluşabilir. Toprak altında kalan kısımlarda kapilarite yolu

ile iceriye su girebilir. Her bir malzemenin kapiler ozellikleri farklıdır. Genelde toprak altındaki malzemelerimiz beton veya tuğla olduğundan bu malzemelerin su emme ozelliği yuksektir.

Yağmur suları topraktan aşağıya suzulurken bu yuzeyler tarafından emilecektir. Ayrıca yer altı suyu icerisinde kalan temeller de sudan etkilenecektir. Bu iki şekilde girecek olan suyu su yalıtımı ile onlemek mumkundur.

3-Yoğuşma Yolu ile

Yapı elemanı kesitindeki sıcaklık dağılımı, su buharının doyma sıcaklığının altında ise yuzeyde veya ara kesitlerde yoğuşma meydana gelir. Bir diğer şekilde suyun beton yapıya girmesi de

yoğuşma yoluyla olmaktadır. Bina icerisinde oluşan buhar hava tarafından taşınmaktadır. Isıya bağlı olarak taşınan buhar hareket etmektedir. Arkası serbest atmosfere acık duvar ise

bu duvardan gecen buhar belirli noktada yoğuşmakta ve su damlasına donuşmektedir. İşte suyun ucuncu şekilde yapı elemanına giriş şekli de yoğuşmadır. Bunu onlemenin tek yolu ise

ısı yalıtımıdır.Su binalara sızarak, emilerek veya yoğusarak girmektedir. Giren

su yapılarda demir donatı uzerinde korozyon oluştururken insanlara da zarar vermektedir. Soğuk ic duvarlarda oluşan yoğuşmalar neticesiyle ortaya cıkan mantar ve bakteriler, ortamda

yaşayanlara belirli bir takım rahatsızlıklar oluşturabilmektedir. Su ve ısı yalıtımını binanın zemine oturduğu tabandan catının en ust noktasına kadar bir butunluk icerisinde gercekleştirmek

gereklidir. Yalıtımda sureklilik arz eden birbirlerine uyumlu sistemler ile temelde su ve ısı yalıtımı, toprak ustunde mantolama yaparak, catılarında gerektiği malzemeler ile yalıtım yapılarak bina koruma altına alınmalıdır.

Su Yalıtımı Projelendirme Kuralları

Doğru Yalıtım: Yapının taşıyıcı sistemini koruma altına almalıdır.

Pişmanlık Yalıtımı: Taşıyıcı sistem suyun etkileri altındadır.

Bahsedilmesi gereken bir diğer konu ise, sonuc alınamayan yalıtım uygulamalarının sayısının azımsanmayacak kadar cok olmasıdır. Bu durum, onemli miktarda kaynak israfına neden olmakta

ve sorunlara yol acmaktadır. Yalıtım uygulamasının herhangi bir aşamasında yapılacak kucuk bir hata, yalıtımın tumunu etkileyebilmekte ve hatta tamamen etkisiz hale getirebilmektedir.

Yalıtımdan olumlu bir sonuc alınabilmesi amacı ile projelendirme, uygulama ve koruma aşamalarına dikkat etmek gerekmektedir.

Bu bölümde, uygulamada oldukça sık karşılaşılan su yalıtımı hataları ile dış cephe ısı yalıtımı uygulama hataları

aktarılacaktır:

Zemin Hazırlığı

Gerek su yalıtımı gerekse ısı yalıtımı uygulamalarından once, yuzey hazırlığı onemlidir. Uygulanacak urunun tum yuzeylerde eşit homojen kalınlıkta olması, doğru penetrasyon ve sonradan

oluşabilecek problemlerin ortaya cıkmasını onlemek amacı ile yuzey hazırlığı şarttır.

1. Tozuyan, kirli, yağlı yuzeyler,

2. Tuz kusması olan cepheler,

3. Yosun ve bakteri uremiş cepheler,

4. Duzgun olmayan, gevşek zeminler,

5. Tij deliklerinin tamiri

6. Catlaklar, ısı yalıtım veya su yalıtım uygulamalarından once cozumlenmemeleri halinde sorun oluşturacak problem kaynakları dır.


Uygulama Hatalarından Örnekler

Shingle levhaların doğru bir şekilde uygulanabilmeleri icin oncelikle, sağlam ve duzgun bir altyapı gerekmektedir, Bu altyapı OSB (Oriented Strand Boards) levhalar veya su kontraplağı

gibi panellerin kullanılmasıyla mumkundur.Kullanılacak OSB veya su kontraplağı paneller, uzerine gelecek yukleri sehim yapmadan taşıyabilecek kalınlıkta secilmelidir.

Kaplama panelinin yeterli kalınlıkta olmaması durumunda, catı yuzeyinde istenmeyen ondulasyonlar meydana gelebilir.Kullanılacak OSB levhalar Avrupa uretimi ise EN 300 Normuna

gore OSB 3 veya OSB 4 sınıfı, Kuzey Amerika uretimi ise Exposure-I veya Exterior sınıfı olmalıdır. Diğer OSB sınışarı binicindeki kuru ortamlarda kullanılmaya uygun olduklarından catı

kaplama işlerinde kullanılmazlar. Sağlıklı bir asfalt shingle uygulaması icin gereken minimum catı eğimi %17'dir. Genel bir kural olarak shingle levhaların uygulanacağı eğim %30'un altında ise,

bu eğimdeki tum catı yuzeyi ozel shingle altı membran ile veya 3 - 4 mm kalınlıkta polimer bitumlu su yalıtım

membranı ile kaplanır. Normalde levha başına 4 adet olarak kullanılan civi sayısı, catı eğiminin %160'tan fazla olması durumunda 6 adet olarak kullanılmalıdır.


Astarlama

Betonarme yuzey uzerine muhakkak astar uygulaması gerekli olup zemin hazırlığı gercekleştirilmelidir. Astarın birinci gorevi yuzeydeki temizlenemeyen ince toz tabakasını betona yapıştı

rmaktadır. İkinci olarak astar tabakası beton tabakasına işleyerek bitumlu yuzey oluşturur ve sıcak ortu buna yapışır. Metal yuzeyler uzerine su bazlı değil muhakkak solvent bazlı astar uygulanmalıdır.

Dilatasyon Hataları

Gerektiği halde derzler bırakılmamışsa, ısı değişimine maruz veya farklı oturma eğiliminde olan yapı elemanlarında, ceşitli gerilmeler meydana gelmektedir. Bu gerilmeler yapının sisteminde

veya mevzi olarak bazı bolgelerinde catlaklar meydana getirmektedir. Bu catlaklar,

oluşan gerilmenin duzeyine gore tahripkar ve derin olabilmekte;

ozellikle ince yapıda rahatsız edici bir goruntu meydana

getirmektedirler.Yapının dış kabuğunda oluşan soz konusu catlaklar, yapının icine su girmesine veya en azındanaşırı nem birikmesine neden olmakta;

şayet eleman icerisinde ısı yalıtım malzemesi varsa, malzemenin yalıtım işlevini onemli olcude azalmaktadır. Bunun icin de derz aralığı, derz

dolgu malzemesinin esneklik duzeyine gore belirlenmeli ve esnekliği zamanla azalmayan nitelikte dolgu malzemesi secilmelidir.

Su ve Isı Yalıtımında Genel Uygulama Hataları

1- Dış cephe ısı yalıtımında sıkca karşılaşılan hatalardan bazıları:

Dubel montajlarının yanlış yapılması, deliğinin buyuk acılması, kalitesiz dubel kullanılması (duşuk sıcaklıklarda kırılganlaşan, taşıma gucu zayıf v.b.)

Bina ruzgar yuklerinin dikkate alınmaması sonucu eksik dubel kullanımı.

2- Isı yalıtım levhası sıvasının ince yapılması (2mm) sonucundaysa dokulme problemleri…

3- Isı yalıtım levhalarının şaşırtmalı olarak yerleştirilmemesi, ısı yalıtım levhalarının arasında 2 mm’den fazla boşluk bulunması halinde bu boşluğun harc veya sıva ile doldurulması.

4- Donatı filesinin kalitesiz, gramajının eksik olması, alkali direncli olmaması,donatı filesi uygulamasında file bindirmelerinin yapılmaması.

5- Su yalıtımında uygun zemin hazırlığı ve astarlamanın yapılmaması.

6- İkinci kat ortunun serim yonune 90 derece dik uygulanması hatadır. İkinci kat aynı yonde birinci katın istikametinde alttaki ek yerlerini ortalayacak şekilde acılmalıdır.

7- Shingle uygulamalarında oluk ve dere kenarlarında uygun bitiş sağlanmaması.

8-Shingle başlangıc şeridinin kullanılmaması, shingle'ların gerekli yerlerde yapıştırılmaması

hatta uygun civilemenin yapılmaması.

9- Shingle uygulamasında parapet bitiş ve baca diplerinde yeterli yalıtım cozumlerinin uygulanmaması, sacaklarda mevcut shingle'ın kırılarak sonlanması yalıtımda zayışatıcı unsurları oluşturmaktadır


Detay Eksiklikleri ve Problemleri

1. Yağmur borularının ve paratoner hatlarının sistemin icine gomulmesi

2. Balkon ve bina cıkmalarındaki detayların cozulememesi nedeni ile ısı koprulerinin oluşması

3. Su ve ısı yalıtımında dilatasyonlarda profil kullanılmaması veya yanlış ve uygun olmayan profillerin kullanılması

4. Yağmur ve kar sularının birikebileceği yanlış detayların sonucunda sistemin su emmesi

5. Farklı ve uyumsuz yalıtım urunlerinin aynı yuzeyde kullanılması hatalara yol acmaktadır.

6. Su ve ısı yalıtımının birleşim detaylarının iyi cozulmemesi. Binalardaki parapet ustlerinin bir harpuşta ile korunmaması. Ahşap, kiriş, sundurma direkleri gibi elemanlar ile ısı yalıtım

sistemi birleşim detaylarının doğru cozulememesi karşılaşılan hatalardan başlıcalarıdır.

Yalıtımın sonlanma noktaları genelde cok hata yapılan bolgeler olmaktadır. Yalıtım ile parapet duvarının ara kesiti, bu bolgelerden birisidir.

Malzemelerin farklı genleşmesinin neden olduğu gerilmeler, parapet duvarı ile yalıtımın birleşme noktasında catlakların oluşmasına ve bu bolgeden su girmesine neden

olmaktadır. En cok hata yapılan yalıtım sonlanma noktalarından biri de, yalıtım ile su giderleri birleşim noktalarıdır. Coğunlukla bu bolge uygun duzenlenmediği icin,

teras catı yuzey suları, yalıtımın alt katlarına dağılmakta ve ceşitli hasarlara neden olmaktadır.


Uygulama Sonrası Yalıtımın Korunması, Tesisat
Tamirleri

Uygun projelendirilip titizlikle uygulanmış bir yalıtım, korunması konusunda gerekli titizlik gosterilmezse, bir sure sonra bir şekilde hasara uğramakta ve etkinliğini kaybetmektedir. Bu

nedenle, ozellikle, kullanıma acık yerlerde uygulanan su ve ısı yalıtımının korunması icin onlemler alınmalıdır. Yalıtımın etkinliğini azaltıcı hata ve kusurlar, tasarım ve proje aşamasından

cok uygulama sırasında oluşmaktadır. Bu nedenle, yalıtım uygulamalarının yeterince bilgi ve deneyime sahip ekiplerce yapılması konusunda gerekli alt yapının oluşturulmasına yonelik eğitim ve denetleme calışmaların yapılması gerekmektedir

 

İzoder Üyeliği

Eko Kredi

Enerji Kimlik Belgesi

Proje Cizimlerimiz

mod_vvisit_counterBugun19
mod_vvisit_counterDün1402
mod_vvisit_counterToplam1548100
Şu anda 81 konuk çevrimiçi

Bağlantılı Makaleler